İstiyorlarsa dışarı çıksınlar !...
Evinizden istediğiniz halde çıkamamak nasıl birşeydir bilir misiniz?
Camdan, balkondan seyrettiğiniz dışarısı, sabahları okula, işe gitme telaşındaki insanlar, akşam yine evlerine dönme telaşlarında hızlıca yürüyüp geçerken önünüzden tanımadığınız bu insanları seyrederek avunmanın nasıl bir şey olduğunu bilir misiniz?
Saatlerce öylece bakakalmak(!) çıkmak aralarına katılmayı umutsuzca istemek nasıl bir duygudur bilemezsiniz?
İnsan yaşamadığı şeyleri nasıl bilsin(!)
Bilmiyoruz işte yaşamayınca bilemiyoruz. Belki hayatın içindeki yaptığımız rutin işlerden düşünmüyoruz bile...
düşünecek vakit mi var(?)
Küçükken oyundur tek düşüncemiz, sonra okul olur, daha sonra iş hayatı, sonra evlilik, çocuklar, hobiler, fobiler vs... Vakit yoktur evinden dışarı çıkamayanları düşünecek. Ayrıca çıksınlar canım niye oturuyorlar ki evde?..
Evinden dışarı çıkmak isteyipte çıkamamak nasıl bir şeydir acaba, nasıl bir insan evinden dışarı çıkmak istiyor da çıkamıyor?
Hapis mi ki orası!..
Niye çıkamıyorlar!...
Çıkmak istiyorlarsa çıksınlar!...
Çıkmayın diyen mi var onlara!...
Böyle de düşünen olabilir. Gerçekte istiyorsa biri dışarı çıkabilir bu çok kolay birşeydir kime göre!... bize göre !... Ama o kişiye göre hiçte kolay değildir.
Evinden çıkamayan milyonlarca engelli var. Evlerinin içinde, dört duvar arasında geçiriyorlar vakitlerini.
İçlerinden bazıları kimseye görünmeden gizlice camdan dışarıya bakar suçlu gibi (çünkü utanıyordur, niyeyse!)
Kimisi ise yatağından bile kalkmak istemez. Camdaki perdeyi aralayan olursa evde, güneş ışığı vurur yüzüne, gözlerini kırpar... dışarısı gelir aklına, bir zamanlar koşarak geçtiği sokağını düşünür, arkadaşlarını, işini, okulunu, sevdiği kızı, gezdiği yerleri bir an olsa da hatırlatır bu gün ışığı ona, içindeki hıçkırığı tutmaya çalışarak yutkunur
“kapatın şu perdeyi, gözüme güneş giriyor!” der öfkeyle.
Kime neye bu öfke bilemez!...
“Oğlum güneş iyi gelir, hem güneş girmeyen yere doktor girer derler” der annesi ama nafile başına yorganı çekmiş gözündeki yaşları saklamaya çalışan gencin annesi güneş ışığından rahatsız olduğu için yorganı başına çektiğini sanır. Perde çekilir, yeniden loş ışık ortamda yüzündeki ifadeleri daha rahat saklayabileceğini bilen genç yorganın içinden başını çıkartır.
Evde bir hasta oldumu bilirsiniz, bu ailenin tamamını da etkiler.
Engellilik bir hastalık mıdır peki?
Hastalık sonunda iyileşebilinecek bir şey değil midir?
Engelli olanlar iyileşiyorlar mı?
Eski Türk filmlerinde olduğu gibi görmeyen gözler bir anda açılıyor
“görüyorum görüyorum...”,
yürümeyenler ayağa fırlayıp
“yürüyorum yürüyorum...” diye mi bağırıyor.
Biliyoruz ki bunlar film gerçekle alakası yok. Yani bir evde engelli biri yaşıyorsa ona hasta diyemeyiz. Bu yüzden de “geçmiş olsun” demek de anlamlı olmaz. Oysa engelli kişilerle tanışınca ona ne diyeceğimizi bilemeyiz de “geçmiş olsun” deriz.
Düşününce engelliliğin yalnızca yaşayan kişiyi ilgilendiren bir sorun olmadığını onunla birlikte yaşayan herkesi de ilgilendirdiğini görebiliriz. En başta aile fertleri; anne, baba, kardeş, eş, evlat, anneanne, babaanne, dede olmak üzere arkadaşlar gibi geniş bir kitleyi ilgilendirir.
Kardeşin düğünü olur, engelli kardeşin de o düğüne gideceği düşünülerek mimari olarak uygun düğün salonu aranır, bulunamaz. “Biz çıkartırız!” derler. Engelli düğüne gitmek istemez. Evden çıkmasını engelleyen merdivenleri, düğün salonundaki merdivenleri öne sürer. “Ben evde oturayım der” olur mu bu özel günde evde oturmak. Bu sefer itirazları dikkate alınmaz ve tekerlekli sandalyesi ile evin önündeki onlarca merdiven 4 kişinin yardımı ile aşılır. Sonra düğün salonundaki onlarca merdiven yine 4 kişinin yardımı ile aşılır. Yardım olmadan evinden dışarı bile çıkamamak nasıl bir duygu bilebilir misiniz?
Şimdi yine dışarı çıkmak istiyorlarsa çıksınlar diyebilir miyiz? Hayatın içindeki engeller yok olmadan, biz bu engelleri kaldırmadıktan sonra istiyorlarsa dışarı çıksınlar diyebilir miyiz?
Çözüm ne mi?
Sizce ne?
Esenlikler dilerim.
Saygılarımla,
Selma Gürbey Taşdelen
Yazar : Selma Gürbey Taşdelen Yayımlayan : www.ozgurbedenler.com
Özgür Bedenler Gazetesi Yazı ve Makaleleri
|